English

CompareNetworks jQuery'd Bread Crumb - jBreadCrumb
2015-02-04

TÜMSİAD 6. GENEL KURUL KONUŞMALARI

TÜMSİAD 6. GENEL KURUL KONUŞMALARI (31.01.2015)

 

TÜMSİAD 6. GENEL KURUL KONUŞMALARI

TÜRKİYE CUMHURBAŞKANI SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN`IN KONUŞMALARI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tüm Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜMSİAD) Genel Kurulu`na katılarak bir konuşma yaptı.

TÜMSİAD Genel Kurulu`nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni anayasayı yazma yolunda en başta ekonominin ayağındaki prangaların atılması gerektiğine vurgu yaparak, demokrasiye ve Türkiye`ye gönül vermiş herkesi bu meseleye daha fazla yoğunlaşmaya davet etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye`yi şahlandıracak yeni anayasayı artık yazalım ve başkanlık sistemini artık daha etraflıca tartışmaya başlayalım, Türkiye`nin şanına yakışır bir idari sistemi inşa edelim” dedi.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı`nda düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmaya, yönetim kurulu için yapılacak seçimin hayırlı olmasını temennisini dile getirerek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜMSİAD`ın Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına, demokratikleşmesine verdiği katkı ve 10 Ağustos`ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimindeki destek için teşekkür etti.

“BİZİM KARDEŞLİĞİMİZ ÜMMETİN, TÜM MAZLUMLARIN VE MAĞDURLARIN YEGÂNE UMUT DALIDIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜMSİAD`la ‘yol arkadaşlıklarının’ sadece resmî toplantılardan, buluşmalardan ibaret olmadığını ifade ederek, “Biz aynı davaya inandık. Aynı davanın neferleri olduk. Aynı dava için birbirimize yol arkadaşı, kader arkadaşı, aynı davanın hizmetkârları olarak, birbirimize kardeş olduk. Son 1–1,5 yılda birçok önemli meselede imtihana tabi tutulduk. Gezi olaylarında, 17–25 Aralık darbe girişiminde, 30 Mart seçimlerinde, 10 Ağustos seçimlerinde çok çetin imtihanlardan geçtik Bütün bu hadiselerde en başta kardeşliğimiz, en başta uhuvvetimiz ve muhabbetimiz test edildi. Eğer birbirimizin arasında bu sarsılmaz uhuvvet, muhabbet olmasaydı, inanın bu dava bugün burada olmazdı. Sizler belki bu salonda olmazdınız, ben şahsen belki bu kürsüde olmazdım. Kaleleri zapt ederler, köyleri, şehirleri tahrip ederler, ülkeleri, toprakları işgal ederler ama o gönüldeki aşk var ya, o gönüldeki ateş, o gönüldeki özellikle o uhuvvet, o muhabbete var ya. Onu yıkamadıkları, onu tahrip edemedikleri sürece, inanın asla ve asla mutlak zafer kazanamazlar. Unutmayın bir fatihler vardır bir de işgalciler vardır. Fatihler, toprakları değil, kalpleri fetheder, kalpleri açar ve gönüllere girerler. İşgalciler ise, toprakları alsalar bile gönülleri zapt edemez, gönüllere giremez, işte onun için işgal ettikleri topraklara dahi tutunamazlar. Kimi zaman oldu haksız rekabetle üzerimize geldiler, yasaklarla, cezalarla, iftiralarla, montajlarla, kirli manşetlerle, ulusal ve uluslararası operasyonlarla üzerimize geldiler. Ellerindeki tüm imkânları, tüm fırsatları, ellerindeki tüm silahları, kalemleri, sayfaları, ekranları, yalanlarla iftiralarla kullandılar. Ama Allah’a sonsuz hamd-ü senalar olsun uhuvvetimizi sarsamadılar, muhabbetimizi sarsamadılar, kardeşliğimize el uzatamadılar. İşte onun için bizim kardeşliğimiz son derece değerlidir. Bizim kardeşliğimiz, Türkiye`nin istikbalidir. Hatta bizim kardeşliğimiz ümmetin, tüm mazlumların, mağdurların ve tutunacakları olmayanların yegâne umut dalıdır" dedi.

“BİZE, BİZ YETERİZ VE BİZE ALLAH YETER”

Büyüklerin, "Önce rafik, sonra tarik" sözüne atıfta bulunarak, işin aslının bu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, rafikin, yol arkadaşlığının, önemli olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dostunu yolda tanırsın, alışverişte tanırsın" sözüne atıfta bulunarak, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşte biz bu kutlu yola, mücadeleye her kesimden dostlarla her kesimden yol arkadaşlarıyla her kesimden kardeşlerimizle ve kardeş bildiklerimizle çıktık. Bu uzun ve ince yolda, defalarca dostluğumuz, kardeşliğimiz test edildi. Kimin gerçek dost ya da gerçek kardeş olduğunu, kimin de dostluk ve kardeşlik maskesi altında gizli niyetleri olduğunu, gizli niyetlerin peşinde olduğunu, bu süreçte defalarca gördük, yaşadık ve onlarla yolumuz ayrıldı. Gidenlere, yolunu değiştirenlere, yolunu saptıranlara, uğurlar olsun. Bize, biz yeteriz ve bize Allah yeter. Bizim kardeşliğimiz, Allah`ın izniyle, bugüne kadar Türkiye`ye çok değerli hizmetler kazandırdı. Bundan sonra da kazandırmaya devam edeceğiz. Biz Allah`ın izniyle birbirini sırtından hançerleyen o nankörlerin, o hainlerin seviyelerine hiç inmeyecek, hiçbir zaman onların düştükleri çukurlara, tuzaklara düşmeyeceğiz. Bunu dün Kırşehir`de gördüm. Kırşehir`de siyasi hayatımda bugüne kadar yapmış olduğumuz açılışların ve mitinglerin en muhteşemini yaptık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, halkın bütün bu olanları gördükçe, daha kavi bir şekilde birbirine dayandığını belirterek; uhuvvetten, kardeşlikten ve muhabbetten asla taviz vermeyeceklerini vurguladı.

“ÖNCE DEVLET DEMEDİK, DEVLETİ ARKAYA ALDIK, ÖNCE İNSAN DEDİK”

Konuşmasında, “Bizim kardeşliğimiz aynı zamanda mesuliyetimizdir. Biz, aramızdaki kardeşliği, 78 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kardeşliğini, ne kadar muhafaza eder, ne kadar güçlendirirsek, işte o kadar muzaffer olur, bu ülkeyi o kadar büyük bir ülke yaparız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hainlerin hain olmanın gereğini yaptığını, bunların ihanet ve fitneyle, birtakım çevrelerin maşası olarak yollarını çizdiklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıktıları yolda bir olmanın önemine işaret ederek, “Birbirine kenetlenmiş tuğlalar gibi dimdik, sapasağlam, büyük, yeni Türkiye mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Bir noktanın altını özellikle çizmek istiyorum. Bizim birlikte sevdamız, Türkiye sevdası oldu. Millet sevdası oldu. Hep söyledim, biz milletimizi seviyoruz. Bizi milletimizden ayırmak mümkün değil. Bizim milletimize aşkımız var. Elhamdülillah bizim tabularımız yok. Biz, uluhiyette, ubudiyette, Rabbimizden başkasını tanımıyoruz. Biz bu yola böyle çıktık. Bizim mücadelemiz, davamız büyük Türkiye oldu, yeni Türkiye oldu, güçlü Türkiye oldu. Biz, birileri gibi çıkarları peşinde koşan, kendi şahsi iktidarları peşinde koşanlardan asla olmadık. Onun için `milli irade` dedik, onun için `sağlam irade` dedik, onun için `önce millet` dedik. Böyle yola çıktık. `Önce insan` dedik, böyle yola çıktık. `Önce devlet` demedik. Devleti arkaya aldık. `Önce insan` dedik" diye konuştu.

“PARALEL YAPI, TÜRKİYE`NİN ULUSAL GÜVENLİĞİ VE ULUSAL BÜTÜNLÜĞÜNE TAARRUZ ETTİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapının ne olduğu, bugünlere nasıl ulaştığını herkesin düşünmesi, tahlil etmesi, üzerinde hassasiyetle durması gerektiğini çünkü yaşanan sürecin tarihi ve ibretlik bir süreç olduğunu belirtti. Paralel yapıya "Haşhaşiler" dediklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Niye Haşhaşiler? Çünkü Haşhaşiler 11. yüzyılda ortaya çıkmışlardı ve aynen bugünkü gibi paralel yapı kurarak, Büyük Selçuklu Devleti`ne ağır zararlar vermişlerdi. Bizim o günden sonraki tüm devletlerimiz, Anadolu Selçuklu Devleti de Osmanlı Devleti de bu olaylardan ibret almış ve bu noktada çok hassas davranmışlardır. Maalesef 70`lerden itibaren Türkiye Cumhuriyeti bu konuda gerekli hassasiyeti gösteremedi. 10 asır sonra aynı tarzda, aynı şekilde bir başka Haşhaşi yapı, ulusal güvenliğimizi tehdit eder boyuta ulaştı. İşte biz, bu hadiseden ibret çıkaracak, inşallah asırlar boyunca tekrar yaşanmaması için de tedbirlerimizi bugünden alacağız. Bu yapı sadece benim şahsıma, aileme, arkadaşlarına taarruz eden bir yapı değildir. Bunu maalesef bugün dahi göremeyenler var. Bugün bile ürkenler var, korkanlar var, bu paralel yapının aslında neye, kime taarruz ettiğini tam olarak anlamayanlar, idrak edemeyenler var. Bu yapı, benim şahsımdan ziyade öncelikle Türkiye`nin ulusal güvenliğine, ulusal bütünlüğüne taarruz etmiştir” dedi.

“BUNLARIN YERLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNENLER ÇOK BÜYÜK BİR GAFLET VE DALALET İÇİNDEDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “İşte geçenlerde gördünüz. Cumhurbaşkanı’nın, Başbakan’ın, bakanların, Anayasa Mahkemesi`nin, Genelkurmay`ın, bütün kuvvet komutanlarının telefonlarını dinlemek ne demek? Böyle bir şey olabilir mi? Böyle bir sivil toplum örgütü veya onun içinde barınanlar böyle bir şeyi nasıl yapabilir? Bu, vatana ihanet değil de nedir? Bu bir ajanlık değil de nedir? Dışişleri Bakanlığı`ndaki çok gizli toplantıyı dinleyip, uluslararası şebekelere servis etmek ne demek? MİT`in Suriye`de Türkmenlere yardım götüren tırlarının önünü kesmek, oradan fotoğraflar almak, o fotoğrafları da büyük bir ahlaksızlık içinde, iftirayla dünyaya servis etmek ne demek? Ahlaksızca şunu söylüyorlar, `Bu tırlar, terör örgütlerine silah götürüyorlardı, Bayır Bucak Türkmenlerine değil.` Böyle de ahlaksızca yalanları söyleyebiliyorlar. Yalan, sevgililer sevgilisi o Nebi`nin en çok nefret ettiği şey. Birçok suçu işleyebilirsin, şunu yaparsın, bunu yaparsın vesaire ama Nebi`ye dediler ki `yalan`, orada ayağa fırladı. `Asla` dedi. Çok tehlikeli bir şey. Bunların yerli olduğunu, bunların bu ülkenin evladı olduğunu, bu yaptıklarına rağmen hala düşünen varsa, açık söylüyorum, çok büyük bir gaflet ve dalalet içindedirler."

“PARALEL YAPI İÇİN HER YOL MEŞRU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, paralel yapının milletin dini hassasiyetlerine apaçık suikast düzenlemek istediğini, kendilerinden başkasını dindar, hatta Müslüman görmeyecek kadar enaniyet içinde olduklarını ve kendilerine her yöntemin meşru kabul edildiği bir sapkın yol çizdiğini söyledi. Paralel yapı için her yolun meşru olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yapının dini hassasiyetlere çok ağır zulmettiğini, milletin yardımlaşma, dayanışma hasletlerini kendisine hedef yaptığını, başka cemaatlere, derneklere, vakıflara, başka yardım kuruluşlarına, burs veren, yurt veren teşkilatlara hayat hakkı tanımadığını anlattı.

“BUNLARLA İŞ BİRLİĞİNE GİDENLER, İNANIN ÇOK YAKINDA BÜYÜK BİR MAHCUBİYET YAŞAYACAKLAR”

Özgür basın diye feryat edenler olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şimdi `özgür basın` diye feryat ediyorlar, değil mi? İşte Tahşiye Operasyonu diyerek, kitaplara el koyan, kitapları suç, delil olarak kullanan, bizzat bunların kendisiydi. Basın özgürlüğünden bahsediyorsunuz, Tahşiye Operasyonu diye yaptığınız operasyonun altında kimler yatıyordu? Yazarlar, çizerler, orada kitapları olan birçok insan vardı. Bunlar gittiler 16, 17 ay içeride yattılar. Bunu neyle izah edeceksiniz? Onlar yazardı. Niye onlara bu şekilde yalanla, iftirayla saldırdınız?  Bu yapı aynı zamanda bu aziz milletin ahlak değerlerine de suikast düzenledi. İftirayı, şantajı, montajı, yalanı, takiyeyi, her türlü haksızlığı meşru gördüler, meşru gösterdiler. Bu milletin ahlak damarlarını tahrip etmeye çalıştılar. Bunlar, milli değiller, yerli değiller. Buna rağmen bugün hala bunlarla iş tutanlar, yol arkadaşlığı yapanlar, bunlarla iş birliğine gidenler, inanın çok yakında büyük bir mahcubiyet yaşayacaklar. Bunu söylemek zorundayım. Biz yandık, onlar yanmasın. Siyasi partilere, STK`lara, derneklere, vakıflara söylüyorum, hatta ve hatta içimizde, yanı başımızda gizlendiğini zannedenlere söylüyorum. Kim ki bunlara karşı tavır almazsa, Türkiye`ye haksızlık etmiştir, milletine haksızlık etmiştir, dinine, ahlakına, vicdanına haksızlık etmiştir" dedi.

“PARALEL YAPININ TABANINDAKİ SAMİMİ İNSANLAR, BU YAPININ KİMLERLE İŞ BİRLİĞİ YAPTIĞINI GÖRSÜNLER”

En başından itibaren paralel yapının tabanıyla üst kademesini ayrı değerlendirdiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üst kademenin çok bariz şekilde başka odakların, başka çevrelerin maşası, kuklası olduğunu söyledi. Bir üst akıl olarak ifade ettiği uluslararası egemen güçler, emperyal güçlerin söz konusu yapının bunları gayet iyi kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ama tabandakilerin artık bazı soruları kendilerine sormaları, bazı şeyleri sorgulamaları kaçınılmaz bir hal almıştır. Bütün bu ortaya çıkan gerçeklerden, bütün bu ortaya dökülen pisliklerden sonra samimi insanların hala o çatı altında durmasının hiçbir mazereti olamaz. `Acaba bu devlet, bu hükümet neden bu kadar açık ve net olarak bu tavrı koyuyor?` diye kendi kendilerine bu soruyu sormaları lazım. Paralel yapının tabanındaki samimi insanlar, bu yapının kimlerle iş birliği yaptığını, kimlerle yan yana geldiğini, kimlerle aynı karede fotoğraf verdiğini lütfen görsünler ve bu gidişi sorgulasınlar. Hala bu yapının MOSSAD`la iş birliği tuttuğunu göremiyorlarsa yazıklar olsun. Çünkü her şey çok açık, net ortada" diye konuştu.

“YARGI, EN BAŞTA İÇİNDEKİ HAŞHAŞİLERİ TEMİZLEMELİ”

"Peygambere ve tüm Müslümanlara hakaret eden" karikatürleri pervasızca yayımlayan gazetenin, 4–5 yıl önce bir savcıyla ilgili çok ağır hakaretler ettiğini, ağır manşetler attığını ancak bugünlerde aynı gazetenin aynı savcıya sahip çıktığını, 2 gün üst üste sayfalarında yer verdiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "O savcı da çıkmış 17 Aralık darbe girişimini nasıl yaptıklarını utanmadan sıkılmadan itiraf ediyor. Allah aşkına hukukta, `Bence` diye bir yaklaşım, böyle bir bakış açısı olabilir mi? Buradan adalet doğabilir mi? Bir hukuk devletinde `Bence` diyerek, şahsi duygularını, şahsi çıkarlarını, mensubu olduğu örgütü öne çıkaran bir savcı, o koltukta kalamaz, pişkin bir şekilde çıkıp konuşamaz. Bu, darbenin apaçık itirafıdır. Bu açıklamalar, ihanetin, illegal örgütlenmenin apaçık itirafıdır. Hep söylüyorum; yargı, en başta içindeki Haşhaşileri temizlemeli, en başta bünyesindeki zehri atmalıdır. Ben, yargının o samimi, dürüst mensuplarını asla bunlarla bir tutamam, onlar bu işin istisnasıdır. Ama bu Haşhaşilerin içlerinde olduğunu zaten biliyorlar. Ben de buna inanıyorum. Çünkü zarar gören sadece yargımız değil, zarar gören Türkiye" dedi.

“NASIL OLUR DA BİR SAVCI OLARAK ADALET SARAYININ ÖNÜNDE BROŞÜR DAĞITIRSIN?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savcıların, hâkimlerin Twitter`dan, gazete sayfalarından, adliye önlerinden keyfi açıklamalar yaptığını dile getirerek, "Dünyanın neresinde bunun bir örneği var ya? Böyle bir şey olabilir mi? Sen anarşist misin? Nasıl olur da bir savcı olarak adalet sarayının önünde broşür dağıtırsın ? Böyle bir şey biz hayatımızda yaşamadık, görmedik. Öğrencilik yıllarımızda bu tür şeyleri biz okulların önünde broşür dağıtırdık ama sen savcısın ya sen nasıl böyle şeyleri dağıtırsın? Burada da zihinsel bir rahatsızlığın içine girdiği belli. Ya ver de, birileri yapsın bunu. Yani adam mı kalmamıştı, ver de birileri yapsın bu işi. Sen niye yapıyorsun? Merak ediyorum, acaba bu ülkenin savcıları, hâkimleri bu durumu vicdanlarına nasıl izah ediyorlar?" diye konuştu.

Rafa kaldırılmış bazı dosyaların raftan indirildiğini, üzeri örtülmüş bazı hadiselerin üzerindeki tozun temizlendiğini, ancak cinayetler, kumpaslar, yapılan zulümlerin yanı sıra hukuk cinayetlerinin ortaya çıktığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte bütün bunlara rağmen birileri hala çıkıp bu paralel yapıyla, bu örgütle el ele, kol kola iş tutuyorsa, onlara da yazıklar olsun" dedi.

PARALEL YAPININ BOYAMA KİTABININ KAPAĞINA YAPTIĞI MONTAJ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "paralel yapı"nın montaj konusunda usta olduğunu ve kendisinin Somali`de çocuklara dağıttığı bir boyama kitabının kapağına montaj yapıp sosyal medyaya sürdüğünü dile getirerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yetmemiş, bu montajı ana muhalefet partisi başkanının eline tutuşturmuşlar, `Sen bunu kürsüden salla dur. Artık seçimler yaklaşıyor, salla tutar` demişler. Tabii o da bunlara uymuş. Dün Kırşehir`de de söyledim `Kılavuzu karga olanın...` dedim. Evet, böyle dedim. Yahu bu kaç oldu? Eline tutuşturulan sahte belgeleri, yalan yanlış bu tür notları kaçıncı defadır kürsüden sallıyor. Ya bir montaj oradan film izletiyor veyahut da bu tür şeyleri sallayıp duruyor. Üniversite sınavlarıyla ilgili sahte bir maili gösterdi, rezil oldu. Kayseri`yle ilgili sahte belgeleri gösterdi, yargı kararlarını verdi, rezil oldu ama tazminat nedeniyle hakikaten Kayseri sucuğa doydu. Bu arada ben de çok dava kazandım onu da söyleyeyim yani. Biraz daha diyorum biriksin de biz de artık şöyle büyük bir meydanda bu tür bir dağıtım mı yaparız, yoksa fakir fukara, garip gurebanın olduğu bir vilayette bir çalışma mı organize ederiz, edeceğiz."

“BU ÜLKENİN CUMHURBAŞKANINA SAYGISIZLIK YAPARSAN, BUNUN CEVABINI ÖYLE VEYA BÖYLE ALIRSIN”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "paralel yapı"yla iş tutan, başka ona kol kanat geren çevrelerin de olduğunu belirterek, "Türkiye`nin en büyük işveren derneği, STK`sı durumunda olan ve kısa zaman önce görevi bırakan başkanı biliyorsunuz çıktı, `Ben bir paralel devlet görmüyorum` dedi, böyle bir açıklama yaptı. Duydunuz değil mi? Okumuşsunuzdur. Aslında bal gibi görüyor, görüyor da bunu söylemek, itiraf etmek işine gelmiyor. Kim bilir onun da belki bir montajı vardır, onunla ilgili de belki bir şantaj vardır. Öyle bir cesaret, öyle bir basiret yok. Çünkü bunların zaten huyu bu. Sizinle karşı karşıya geldikleri zaman hemen böyle elleri ovuştururlar, `Nasılsınız, iyi misiniz, hoş musunuz?` filan falan bunları sorarlar. İşte `Evde mantıya bekliyoruz. Akşam yemeğine bekliyoruz. Kahvaltıya bekliyoruz` derler. Bunlar hep iyi güzel de, ama kalkıp sen bu ülkenin Cumhurbaşkanına saygısızlık yaparsan, Başbakanı’na saygısızlık yaparsan, hükümetine saygısızlık yaparsan, bunun cevabını öyle veya böyle alırsın. Çünkü bunlar bir kere olmadı, iki kere olmadı, üç kere olmadı, defaatle oldu ve biz her defasında `Acaba düzelirler mi? Acaba dürüst olurlar mı?` hep bunu gayreti içinde olduk. Olmadılar. Çünkü bunlar, şuna alışmışlar; bunlar 24 saat içerisinde hükümet devirir, hükümet kurarlardı, bunu biliyorlar. Ama o devirler artık eski Türkiye`de var, yeni Türkiye`de bunlar yok. Bunlar, işine geleni görürler, işine gelmeyeni görmezler. Bunlar başörtüsünü görüyorlardı, imam hatip liselerini görüyorlardı ve bunlarla ilgili özel raporlar hazırlamışlardır. Kesintisiz eğitim zulmünü görüyorlardı ama yüksek faizi hiçbir zaman görmediler. Niye? Oradan besleniyorlar. Reel yatırım dediğin zaman eh sallana sallana ama finans sektörü dediğin zaman koşarak. Çünkü para orada, büyük para, büyük imkânlar orada. Kendi cebinden koyduğu parayla değil, önce pompaya biraz su dolduruyor ondan sonra bol bol basıp oradan istediği kadar suyu çekiyor. Niye? mevduat dediğin olay bütün vatandaş, fakiri de, orta hallisi de hepsi oraya parayı akıtıyor nasıl olsa" dedi.

“FAİZ SEBEPTİR, FAİZ ENFLASYONU DOĞURUR, BUNU BÖYLE BİLİNİZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye`de batık bankalar sendromu yaşandığını da hatırlatarak, kimi rivayete göre 26 milyar dolar, kimi rivayete göre 40 milyar dolar, faiziyle hesaplandığında 100 milyar doları aşan bir meblağ ortaya çıktığını kaydetti. `Zorunlu tasarruf` adı altında 13,5 milyar lira ödediklerini, konut edindirmede 3,5 milyar lira ödediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Neden? İşte hep bu zulüm sebebiyle. Alan götürdü, alan götürdü. Yüksek enflasyonu görmediler, görmezden geldiler. Çünkü yüksek enflasyonun onlara bir zararı yok ki" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben Cumhurbaşkanı olarak tezimi yine ileri sürüyorum; Enflasyon sebep değildir. Enflasyon neticedir. Faiz sebeptir, faiz enflasyonu doğurur, bunu böyle biliniz" dedi.

 “GİRİŞİMCİYE DÜŞÜK FAİZLE KREDİ İMKÂNI SAĞLANMALI”

 Ülkede yatırım ve istihdam isteniyorsa faizlerin düşmesi gereken en düşük noktaya inmesi gerektiğini, yatırımın, "girişimcinin önüne düşük faizle kredi imkânı sağlanması" ile olabileceğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda yüksek banta bakıyorsun 11,7-11,8. En yüksek. Buna komisyonları falan kattığın zaman 15, 16, 17... Gidiyor. Bunun altından kalkılır mı? Bu piyasaya nasıl yansır? Bunun hesabını şöyle bir yaptığımızda maliyetler yükseleceği için patron bunu nereye vuracak? Tabii ki sattığı ürüne vuracak" dedi.

 “İNŞAAT SEKTÖRÜ OLMADAN BİR ÜLKEDE KALKINMA OLMAZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun inşaat sektöründe de diğer sektörlerde de böyle olduğunu kaydederek, "Ama bakıyorsun birileri çıkıp şunu söylüyor, `Sanayiye önem vermemiz lazım inşaat sektörüne o kadar önem vermenin anlamı yok.` İnşaat sektörü emek yoğundur. İnşaat sektörü olmadan bir ülkede kalkınma olmaz bunu böyle bilmemiz lazım. Biz en zor zamanda inşaat noktasında ara vermedik, böyle devam ettik. İnşaat ve sanayi bunların at başı gitmesi lazım. Ne sanayiyi ne de inşaat sektörünü terk edeceksin. Ülke büyüyor, gelişiyor" diye konuştu.

Artık kentsel dönüşümlerle, değişimlerle modern bir Türkiye inşa edilecekse, inşaat sektörünün kesinlikle görmezden gelinemeyeceğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, nüfusun da arttığını ancak artışın istenilen düzeyden altta olduğunu, şu anda 77,8 milyonlarda olduğunu, hedeflerinin 2023`te 85 milyon olduğunu, gönüllerinin daha fazlasını arzu ettiğini söyledi.

NÜFUS ARTIŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir ülkenin dinamizminin genç nüfus olduğunu belirterek, genç nüfusu yakalayamayan ülkenin bitmeye doğru gittiğini, şu anda Batı`nın gittiğini aktardı. Nüfus artış oranının yüzde 2`nin üzerinde olması gerektiğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu rakamın veya altının kendilerine yaramayacağını, "Onun için ben buradan açıkça söylüyorum; En az 3, bir defa bizim olmazsa olmazımızdır. Siz sağda solda konuşulanlara, yazılanlara bakmayın. Onlar yine 1`de, 2`de kalsınlar o yazanlar çizenler ama bizler 3`ü, 4`ü düşünmemiz lazım. Beypazarlı amcamızın o nasihatini unutmamamız lazım; ‘1 olur garip olur, 2 olur rakip olur, 3 olur denge olur, 4 olur bereket olur, gerisi Allah kerim.’ Buna böyle bakmak lazım" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç ve dinamik nüfusun emeğin sahibi olduğunu, emek olmadan ekonomi olamayacağını, insan olmazsa bunların hiçbirisinin olamayacağını dile getirerek, demokrasi ve ekonomi noktasındaki atbaşı gidişin de sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

“KENDİ ÇARKLARINI DÖNDÜRMEK İÇİN TÜRKİYE`Yİ BATAKLIĞA SÜRÜKLEMEKTEN HİÇ ÇEKİNMEZLER”

Kendilerinden önceki dönemlerde bütün antidemokratik uygulamaların, baskının, zulmün, adaletsizliğin hatta darbelerin dahi görmezden gelindiğini ve üzerinin örtüldüğünü anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Bunların huyudur. Yerli, millî olanı görürler, üzerine giderler ama gayri millî olanı asla görmezler, görmezden gelirler. Kendi çarkları dönüyorsa Türkiye batmış bunların umurunda olmaz. Kendi çarklarını döndürmek için Türkiye`yi bataklığa sürüklemekten de hiç ama hiç çekinmezler. İşte paralel yapı konusunda da bizi hiç şaşırtmadılar. Neymiş muhatapları Cumhurbaşkanı değilmiş. Sen kimsin ya? Sen kimsin? Bu fakiri, milleti muhatap görmüş sen beni muhatap görsen ne yazar, görmesen ne yazar. Bakın işte bunun için TÜMSİAD gibi, MÜSİAD gibi, ASKON gibi, daha buna benzer birçok dernek ve vakıf son derece önemlidir. Biz bu ülkede milli iradenin üzerindeki vesayeti kaldırdık. Siz de bu ülkede sermayenin üzerindeki vesayeti kaldırdınız, kaldırıyorsunuz. Biz siyasette tekelleri altüst ettik, siz ekonomide tekelleri sarstınız. Bu şekilde korkmadan, çekinmeden ilerlemeyi sürdüreceğiz. Hepsi bir araya geldi, hala geliyorlar. İçeride, dışarıda demokrasinin, büyük ekonominin, büyük Türkiye`nin ne kadar hasmı varsa ve hazımsızı varsa bir araya geldiler. Fotoğrafa bakın aynı karenin içinde Esed`i görürsünüz, aynı karenin içinde CHP`nin temsilcilerini görürsünüz, aynı karenin içinde diğer muhalifleri görürsünüz. İsrail`i, paralel yapıyı, işte o malum dernekleri, uluslararası bazı örgütleri, sözüm ona insan hakları örgütlerini, gazetecilik örgütlerini görürsünüz."

“YAKUP KÖSE ADAM MI ÖLDÜRMÜŞTÜ DE 14 YAŞINDA İÇERİ ALIP 11 YIL YATIRDINIZ?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı uluslararası gazete derneklerinin gelerek kendilerini güya hesaba çektiğini kaydederek, bu kişilerin kendilerine "Cezaevinde şu kadar mahkûm gazeteci var" dediğini, kendisinin "Kaç tane var" diye sorduğunu, sayı veremediklerini aktardı. Bu kişilerden isim istediğini ancak bu kişilerin isim de veremediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "O zaman ben söyleyeyim; Bizim şu anda ülkemizin cezaevlerinde mahkûm olarak 7 kişi var. Ve bunlar gazeteci değil. Ellerine bir kart tutuşturuyorlar, bunları gazeteci yapıyorlar. Böyle gazeteci olmuşlar. Peki bunlar düşüncesinden, yazısında dolayı mı içeri girmiş? Hayır. Çoğu zaten bunların DHKP-C terör örgütü mensubu. Ya polis öldürmekten, ya bekçi öldürmekten, ya ruhsatsız silah bulundurmaktan veyahut da banka soymaktan içeri girmiş ve mahkûm olmuşlar. Ve bunların da 3 tanesi bizim dönemde, diğerleri bizden önceki hükümetler döneminde" diye konuştu. Bunu söyleyince sus pus olanların yurtdışına gidince yine aynı şeyi söylemeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biraz dürüst olun, samimi olun. Bunlarda dürüstlük falan da yok. İftira at tutmazsa iz bırakır. Mantık bu, aynen paralel yapının da yaptığı buydu Türkiye`de. İnsanlara nasıl zulmettiler. 16, 17 ay içeride yatırdılar. Bakın kendileri bazıları için neler yazıyorlar çıkarsınlar diye. Peki, 14 yaşında Yakup kardeşimizi içeri aldınız. Adam mı öldürmüştü? Ne yaptı da içeride bu kadar tuttuktan sonra 11 sene çocuk yaşta içeri aldınız. Şimdi de çocuklarından ayrı olarak tekrar içeri alıyorsunuz” dedi.

“YENİ TÜRKİYE İÇİN YENİ ANAYASA ŞART”

Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşacağını, bu yolun yolcusu, bu mücadelenin neferi olmaktan asla vazgeçmeyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun ince bir yolda gece gündüz gittiklerini ve gitmeye devam edeceklerini kaydetti.  2023`e yaklaşırken yeni bir anayasanın ne büyük bir ihtiyaç olduğunu görmek durumunda olduklarına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yeni anayasa içerisinde şüphesiz ki bir "Yeni Türkiye" hedefi olduğunu ifade ederek, "Bu Yeni Türkiye içerisinde de takdir edersiniz ki hızı artıracak bir sistem değişikliğine şiddetle ihtiyaç vardır. Bu sistem değişikliği bir defa ayaklarımızı prangalardan kurtaracaktır. Dün Kırşehir`de de söyledim, burada da söylüyorum; Haziran 7, Türkiye`nin adeta bir kırılma noktasıdır. Ve bu seçimlerde inanıyorum ki, 400`ü alan iktidar yeni anayasayı da hazırlayacaktır, yeni Türkiye`nin de temel taşlarını döşeyecektir. Bunu böyle görmemiz lazım" diye konuştu.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Bu yüzden TÜMSİAD, ASKON ve MÜSİAD gibi birçok sivil toplum kuruluşuna çok büyük görevler düştüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2011 seçimlerinin yapıldığı günün akşamı yeni bir anayasa ihtiyacını hatırlattığını, bunun için mücadele edecekleri sözünü verdiğini kaydederek, "Çünkü bizim yeni anayasa çalışmalarımız içerisinde en önemli başlıklardan bir tanesi de bizim `başkanlık sistemi` olayıydı. Hızlı gitmemiz gerekiyordu, seri kararlar almamız gerekiyordu" dedi.

“YENİ BİR ANAYASAYI ARTIK TÜRKİYE`YE, MİLLETİMİZE KAZANDIRMAMIZ KAÇINILMAZ HALE GELDİ”

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Düşünebiliyor musunuz? Birisini görevden alıyorsunuz işte şimdi bu paralelcilerle olan işlerde. Siz bir taraftan alıyorsunuz yargı bir taraftan geri iade ediyor, siz alıyorsunuz onlar iade ediyor. Böyle devlet idare edilir mi? Burada özel sektör var. İki şeyiniz vardır. İhbar tazminatını ödersiniz, kıdem tazminatını ödersiniz. Memnun değilsiniz kapıya koyarsınız. Öyle mi? İlânihaye çalıştırmaya mecbur musunuz? Bu yeni anayasa ile birlikte memur işçi ayrımını da ortadan kaldırmak lazım. Aynen gelişmiş ülkelerdeki gibi çalışanlar sistemini getirmek suretiyle bu işi ilerletmek lazım. Bizim yeni bir anayasayı artık Türkiye`ye, milletimize kazandırmamız kaçınılmaz hale gelmiştir. Yeni bir anayasa, yeni bir idare sistemi inanın Türkiye ekonomisinin de demokrasinin de siyasetin de üzerindeki tüm yükleri kaldıracaktır. Bunu daha fazla ertelememek gerekir. Önümüzdeki seçimlerin yeni bir anayasayı merkezine alması yeni bir anayasayı yazacak şekilde teşekkül etmesi Türkiye`yi 2013 hedefleriyle buluşturacak yegâne yoldur, yöntemdir. Bunu artık başarmak zorundayız" diye konuştu.

“YENİ ANAYASAYI YAZMA YOLUNDA EN BAŞTA EKONOMİNİN AYAĞINDAKİ PRANGALARIN ATILMASI GEREKİYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Türkiye için yeni anayasayı yazma yolunda en başta ekonominin ayağındaki prangaların atılması gerektiğine vurgu yaparak, başta TÜMSİAD olmak üzere ekonominin içinde demokrasiye ve Türkiye`ye gönül vermiş herkesi seçimler öncesinde bu meseleye daha fazla yoğunlaşmaya davet etti.

"Türkiye`yi şahlandıracak yeni anayasayı artık yazalım ve başkanlık sistemini artık daha etraflıca tartışmaya başlayalım, Türkiye`nin şanına yakışır bir idari sistemi inşa edelim" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin başkanlık sistemini istemediğini, öyleyse bu işin çok doğru olduğunu söyledi.Büyük devlet olabilmek için büyük dönüşümleri gerçekleştirmek zorunda olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Haziran`ın bu yönde bir milat olması için hep birlikte çok çalışacaklarını aktardı.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ BAŞBAKAN YARDIMCISI SAYIN NUMAN KURTULMUŞ`UN KONUŞMALARI

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın da misafir olarak katıldığı Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği`nin (TÜMSİAD) Lütfi Kırdar Kongre Sarayı`nda düzenlenen 6. Olağan Genel Kurul toplantısına katıldı. Toplantıda konuşan Kurtulmuş, "Türkiye`nin birikmiş bütün problemlerini çözecek, Türkiye`nin daha iyi yönetilmesini sağlayacak, `Başkanlık Sistemi` esaslı bir yeni Anayasayı inşallah 2015 seçimlerinden sonra hep beraber gerçekleştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

Konuşmasında paralel yapıya da değinen Kurtulmuş, "Türkiye`nin 12 yıllık geçmiş süreci içerisinde, nasıl ekonomik ve siyasi reformlar alanında başarılar yaşandıysa, maalesef Türkiye`nin bu gidişatına mani olmak isteyen iç ve dış odaklarla mücadele ederken, ülkenin kontrolünü ele geçirmeye çalışan paralel örgütlenmelerle mücadele ederken yanımızda TÜMSİAD gibi sağlam bir dayanağın olduğunu biliyoruz. İnşallah hep beraber içeriden ve dışarıdan bu sürece mani olmak isteyenlere rağmen Türkiye yoluna devam edecektir. Türkiye ekonomisini güçlendirmeye devam edecektir, Türkiye siyasi istikrarını sağlamaya, güçlendirmeye devam edecektir. Allah`ın izni ile 2015 seçimlerinden sonra siyasi ve ekonomik reformlar alanında yarım kalan işler kısa süre içinde tamamlanacaktır. Bunların başında öncelikli olarak yeni bir Anayasa ihtiyacı geliyor. Türkiye`nin birikmiş bütün problemlerini çözecek, Türkiye`nin daha iyi yönetilmesini sağlayacak, `Başkanlık` sistemi esaslı bir yeni Anayasayı inşallah 2015 seçimlerinden sonra hep beraber gerçekleştireceğiz. Yine aynı şekilde Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, Meclis İç Tüzüğü ve 12 Eylül`ün getirdiği bütün antidemokratik yasaları, milletimizin gayreti ile elde ettiğimiz güçle gerçekleştirecek, çöpe atacak ve Türkiye`yi daha demokratik bir ülke haline getireceğiz" diye konuştu.

"SİYASAL REFORMLAR 2023`E KALMADAN GERÇEKLEŞTİRİLECEK"

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, millet iradesine de vurgu yaparak sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben bu demokratik reformları şöyle benzetiyorum; 12 yıl içerisinde Allah`a çok şükür bir takım egemenlerin elinde olan milletin iradesinin anahtarını onlardan alarak, şu anda biz, bütünüyle millete iade etmek için harekete geçmiş bulunuyoruz. Ama henüz süreç tamamlanmadı. İnşallah 2015 seçimleri ile beraber bu milletin iradesinin anahtarını bütünüyle millete devredeceğiz ve inşallah millet bundan sonra beşeri anlamda bu ülkede söz sahibi olan tek merci haline gelecektir. Ancak henüz bu anahtarı devretme töreninde içerideki ve dışarıdaki egemenler, onların yerli ve yabancı işbirlikçileri de köşede bekliyorlar. Tam bu anahtarı devrederken `aman nasıl olur, biz bu anahtarı tekrar ele geçiririz` diye dört gözle bekliyorlar. Bunlara fırsat vermeyeceğiz. İnşallah 2015 sonrasında kısa süre içinde, 2023`e kalmadan Türkiye siyasal reformlarını bütünüyle tamamlamış olacaktır."

"IMF`YE BORÇ VEREN ÜLKE HALİNE GELDİK"

Türkiye siyasi tarihinin kırılma noktasının, IMF`ye borç veren ülke haline gelişinin olduğunu kaydeden Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "Türkiye`nin önündeki ikinci önemli mesele ise; ekonomik reformlarını tamamlamasıdır. Çok şükür 12 yıl süre içerisinde makroekonomik anlamda Türkiye büyük başarılar kazanmıştır. 2001 şartlarını hatırlayın. Türkiye`ye verilen ev ödevleri, Türkiye`nin önüne IMF ve Dünya Bankası vasıtası ile ilham edilen, telkin edilen, emredilen artık Türkiye`de uygulanmıyor. 2014 yılında IMF`nin bütünüyle kapı dışarı konulmuş olması, IMF`nin borçların ödenerek IMF`ye borç veren bir ülke haline gelmiş olmamız Türkiye siyasi tarihinin dönüm noktasıydı" şeklinde konuştu.

TÜMSİAD GENEL BAŞKANI SAYIN DR. HASAN SERT`İN KONUŞMALARI

SAYIN CUMHURBAŞKANIM,SAYIN BAKANLARIM,MİLLETVEKİLLERİMİZ, VALİMİZ, BELEDİYE BAŞKANIMIZ,SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI’NIN DEĞERLİ BAŞKANLARI,TÜMSİAD’IN YURT İÇİ VE YURT DIŞINDAN GELEN DEĞERLİ YÖNETİCİLERİ KIYMETLİ İŞADAMLARIDEĞERLİ BASIN MENSUPLARIHEPİNİZİ SAYGI VE SEVGİYLE SELAMLIYOR,TÜMSİAD’IN 6.GENEL KURUL TOPLANTISINA HOŞ GELDİNİZ DİYORUM.SAYIN CUMHURBAŞKANIM,  GENEL KURULUMUMUZA TEŞRİFLERİNİZ BİZİM İÇİN BİR AYRICILIK OLMUŞTUR. ÖNCELİKLE GENEL KURULUMUZA TEŞRİFİNİZLE BİZLERİ ONURLANDIRDIĞINIZ İÇİN ŞÜKRANLARIMI ARZ EDİYORUM.

AYRICA, TÜRKİYE’NİN 57 VİLAYETİNDEN VE AVRUPA’NIN BİRÇOK ÜLKESİNDEN GELEREK GENEL KURULUMUZU ŞEREFLENDİREN TÜM TÜMSİAD YÖNETİMLERİNE VE TÜM KATILIMCILARA DA EN DERİN ŞÜKRAN VE MUHABBETLERİMİ SUNUYORUM.

SAYIN CUMHURBAŞKANIM, KIYMETLİ MİSAFİRLER6 YILDIR BÜYÜK BİR HAZ VE HEYECAN İLE SÜRDÜRMEKTE OLDUĞUM TÜMSİAD GENEL BAŞKANLIK GÖREVİM BUGÜN BU GENEL KURUL İLE SON BULACAKTIR.GÖREVE BAŞLADIĞIM İLK GÜNLERDE, YANİ 2009 YILINDA ALDIĞIMIZ BİR KARARLA“GENEL BAŞKANLIK GÖREV SÜRESİNİN EN FAZLA 3 DÖNEM İLE SINIRLANDIRILMASI ”KURALINI TÜZÜĞÜMÜZE EKLEMİŞTİK.

ALDIĞIMIZ BU KARARI ŞİMDİ  UYGULAMA ZAMANI GELDİ VE BUGÜN BU KUTSAL GÖREVİMİ YENİ GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN YAŞAR DOĞAN BEYFENDİ’YE HUZURLARINIZDA TESLİM EDİYORUM.

YENİ GENEL BAŞKANLIK GÖREVİNİN YAŞAR DOĞAN KARDEŞİME  VE ÜLKEMİZE HAYIRLI OLMASINI YÜCE RABBİMDEN NİYAZ EDİYOR, KENDİSİNE BAŞARILAR DİLİYORUM.

SAYIN CUMHURBAŞKANIM

ZATI ALİLERİNİZLE TANIŞDIĞIMIZ İLK GÜNDEN BUGÜNE KADAR GEREK GENEL KURULLARIMIZA KATILIMLARINIZLA,GEREK FUAR VE İFTARLARIMIZA KATILIMLARINIZLATÜMSİAD’A VE ŞAHSIMA BÜYÜK DESTEKLER VERDİĞİNİZ İÇİN SİZLERE AYRICA TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNDE, İLK DEFA ATAMAYLA VE MECLİS OYLAMASIYLA DEGİL,HALKIN OYUYLA SEÇİLEN İLK CUMHURBAŞKANI OLARAK VERDİĞİNİZ YÜKSEK MÜCADELENİZDE,SİYASETTEKİ GAYENİZİN GEREĞİ OLARAK,HİZMET AMACIYLA ÇIKTIĞINIZ, ÜSTELİK BÜYÜK ÇABALAR VE SIKINTILARLA YÜRÜDÜĞÜNÜZ BU YOLDA,TÜMSİAD OLARAK BİZLERDE MEMLEKETİMİZİN VE İNSANLARIMIZIN GÜÇLENMESİ İÇİN AYNI AZİM VE KARARLILIKLA ELİMİZDEN GELENİ YAPMAYA ÇALIŞTIK.ÜLKEMİZİN GÜÇLENMESİ EKONOMİK VE SİYASİ BAŞARILAR ELDE ETMESİ İÇİN SİZLERE VE DOĞRULARA HEP KATKI VERMEYE ÇALIŞTIK.

İNŞALLAH BU NİYETİMİZ VE ÇABALARIMIZ BUNDAN SONRADA AYNI ŞEKİLDE DEVAM EDECEKTİR.2005 YILINDA KURULAN TÜMSİAD’IN BUGÜNLERE GELMESİNDE BÜYÜK PAY SAHİBİ OLAN KURUCU GENEL BAŞKANIMIZ SAYIN MEHMET YILDIRIM BEYEFENDİYE, VE ŞU ANA KADAR EMEĞİ GEÇEN TÜM ARKADAŞLARA HUZURLARINIZDA ÖZELLİKLE TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM.

TÜMSİAD, KURULDUĞU 2005 YILINDAN GÖREVİMİ TESLİM EDECEĞİM ŞU ANA KADARHER ALANDA ÇOK CİDDİ MESAFELER KATETMİŞTİR.TÜMSİAD’DA 2009 YILINDAN SONRA OLUŞTURDUĞUMUZ DİNAMİK YÖNETİM KURULU KADROLARI VE ŞUBE BAŞKANLARI İLE İYİ BİR EKİP ÇALIŞMASI YAPARAKBUGÜN İTİBARİYLE 57 YURT İÇİ ŞUBE,AVRUPA’DA 9 ÜLKEDE GENEL MERKEZ47 ÜLKEDE TEMSİLCİLİKLERVE 12 BİN ÜYEYE ULAŞARAK ÖNEMLİ BAŞARILAR ELDE EDİLMİŞTİR.TÜMSİAD, SADECE TEŞKİLAT VE ÜYE SAYILARINDAKİ ARTIŞLA DEĞİL, YAPTIĞI ULUSAL VE ULUSLAR ARASI ÇALIŞMALARLA DA BAŞARILARINI PERÇİNLEMİŞ,VE ADINDAN COK ÇA SÖZ ETTİRMEYİ FAZLASIYLA BAŞARMIŞTIR.

TÜMSİAD VE ÜYELERİ,DÜZENLEDİĞİ ULUSAL VE ULUSLARARASI FUARLARLA,ULUSLARARASI İŞ FORUMLARIYLA,YURTDIŞINA YAPTIĞI  İŞ GEZİLERİYLE,SEKTÖREL VE ULUSAL KURULTAYLARLA,YABANCI ÜLKELERLE İLİŞKİLERİN ARTIRILMASI İÇİN YAPTIĞI KATKILARIYLA,ULUSLARARASI SAYGINLIĞIN KAZANILMASI İÇİN YAPTIĞI ÇABALARLATÜRKİYE’NİN  İHRACATININ ARTIRILMASI İÇİN YAPTIĞI İHRACAT PROGRAMLARIYLAVE EN ÖNEMLİSİ ÜLKEMİZİN BİRLİK VE BERABERLİĞİ İÇİN YAPTIĞI KATKILAR İÇİNBUGÜNE KADAR NASIL ÇALIŞTIYSABUGÜNDEN SONRA DA DEĞERLİ KARDEŞİM SAYIN YAŞAR DOĞAN BEYEFENDİ’NİN KAPTANLIĞINDAAYNEN VE HATTA PERFORMANSINI DAHADA ARTIRARAK YOLUNA DEVAM EDECEKTİR.

TÜMSİAD, TÜRKİYE’NİN O ÇOK DERİN TARİH VE MEDENİYETİNDEN ALDIĞI ENGİN KÜLTÜR VE BİRİKİMİ İLE BUGÜNE KADAR OLDUĞU GİBİ BUNDAN SONRA DA DAHA ÖNCEDE ISRARLA SÖYLEDİĞİMİZ GİBİHERHANGİ BİR GRUPLAŞMAYA GİTMEDEN,HİZİPCİLİK YAPMADAN,KADROLAŞMA PEŞİNDE KOŞMADANBU GÜZEL VATANIMIZA HİZMET ETME EMANETİNİ KORUYUP KOLLAYACAK,GELECEK NESİLLERE TAŞIMAK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPACAK, VE KURULUŞ AMACINA UYGUN OLARAK MEMLEKETİNE SAMİMİ BİR ŞEKİLDE HİZMETE DEVAM EDECEKTİR.

YERLİ VE BÜYÜK SANAYİNİN KURULMASINA YARDIMCI OLACAĞI YERDE YABANCI SERMAYE’NİN TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİNİ TERCİH ETMİŞ  VE PARA GÜCÜNÜ ELDE ETMİŞ BAZI GRUPLAR,PARANIN HERŞEYİ YAPTIRABİLECEĞİ TEZİNİ, BASİT BİR TEZ OLARAK GÖRMEKTE, VE BAZI DEĞERLERİN PARAYLA TARTILAMAYACAĞINI,VE BU DEĞERLERİ TARTMAYA PARANIN GÜCÜNÜN YETMEYECEĞİNİDE ÖZELLİKLE BİLMELERİ GEREKMEKTEDİR.

TÜMSİAD ÜYELERİTÜRKİYE’NİN SON 12 YILLIK DÖNEMİNDE,ÜLKEDEKİ EKONOMİK VE SİYASİ GELİŞMELERİN NE KADAR YOL ALDIĞININ,HUZUR, GÜVEN VE İSTİKRAR ORTAMINDAKİ İYİLEŞMENİN ÜLKE EKONOMİSİNE NE KADAR OLUMLU FAYDALARI OLDUĞUNUN,TÜRKİYE’NİN DÜNYA’DA ADINDAN SÖZ ETTİREN BİR ÜLKE HALİNE NASIL GELDİĞİNİN,TÜRK LİRASINDAN ALTI SIFIR ATILARAK KAZANDIRILAN ÖNEMLİ İTİBARIN,NASIL HAKKINDA KARAR VERİLEN DEĞİL, KARAR VEREN ÜLKELER GRUBUNA GEÇTİĞİNİNKİŞİ BAŞI MİLLİ GELİRDEKİ ARTIŞIN NASIL SAĞLANDIĞININ,İMF’YE OLAN BORCUN KAPATILMASININ NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUN,KALKINMAYA VE HİZMETE YÖNELİK YAPILAN DEVASA YATIRIMLARIN, ¬İNSANLARA NASIL MORAL VERDİĞİNİN,TÜRKİYE’DEKİ DEMOKRATİK ORTAMDAKİ GELİŞMELERİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUNİNANÇ VE ETNİK FARKLILIKLAR NEDENİYLE KRONİKLEŞEN SORUNLARIN, ÇÖZÜM YOLUNA GİDİLDİĞİNİN,ÇÖZÜM SÜRECİNİN VE KÜRT MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ İÇİN OLAĞANÜSTÜ ÇABALARIN SARFEDİLDİĞİNİN,TÜM MAZLUM HALKLARIN VE DEVLETLERİN YANINDA DURULDUĞUNUN,ZİYADESİYLE FARKINDADIR.

ÖZELLİKLE SON CİBUTİ GEZİSİNDE CİBUTİ MECLİS BAŞKANI’NIN MECLİS BAŞKANLIĞI KÜRSÜSÜNDE SÖYLEDİĞİ GİBİ,TÜM MAZLUM VE SÖMÜRÜLEN ÜLKELERİN SESİ OLMANIN VE ONLARIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK ÜLKENİN TÜRKİYE OLDUĞUNU SÖYLEMESİNİN NE DEMEK OLDUĞUNUN FARKINDADIR.

YİNE TÜMSİAD ÜYELERİ;TÜM VESAYET REJİMLERİNE VE DARBECİ ZİHNİYETLERE KARŞI DURULACAĞININ, ¬TÜRKİYE’DE İLK DEFA, HALK TARAFINDAN BİR CUMHURBAŞKANININ SEÇİLMESİNİN NE ANLAMA GELDİĞİNİN,SURİYELİ KARDEŞLERİMİZE VERİLEN FEDÂKARCA DESTEĞİN,SAĞLIK SEKTÖRÜNDE DÜNYANIN ÖNEMLİ MERKEZLERİNDEN BİRİ OLDUĞUMUZUN,ULAŞIM SEKTÖRÜNDE BATI ÜLKELERİNE ÖZENDİĞİMİZ NOKTALARA GELİNDİĞİNİN, ¬DOĞU VE GÜNEYDOĞUYA YAPILAN YATIRIMLARIN,ARGE VE İNOVASYONDAKİ ÖNEMLİ ATAKLARIN,SAVUNMA SANAYİ’NİN HIZLA YÜKSELDİĞİNİN,OSB’LERDE TÜRK GİRİŞİMCİLERİN DESTEKLERLE NE NOKTALARA GELDİĞİNİN,FARKINDADIR.

SAYIN CUMHURBAŞKANIMTÜRKİYE’DE YAKIN TARİHTE OLUP BİTEN, VE YUKARIDA BİR KISMINI SAYMAYA ÇALIŞTIĞIM, BUGÜNE KADARKİ AZIMSANMAYACAK BAŞARILAR ELDE EDİLMESİNE VESİLE OLAN ŞAHSINIZA VE EMEĞİ GEÇEN YOL ARKADAŞLARINIZA BİRKEZ DAHA TEŞEKKÜR ETMEK İSTİYORUM.

ANCAK,İHRACAT RAKAMLARINA VE ALINAN POLİTİK KARARLARA BAKTIĞIMIZDA MEVCUT PERFORMANSIN  2023 HEDEFLERİNİ YAKALAMAYA YETMEYECEĞİNE VE 2007 ve 2008 YILLARINDA ULAŞILAN ÜST DÜZEY KALKINMA HIZLARINA YENİDEN SİZİN REHBERLİK VE ÖNDERLİĞİNİZDE TEKRAR ÇIKARTILMASINA VE BUNU YAKALAMAK İÇİN DE BİR VİTES DEĞİŞTİRME GEREĞİNE İNANMAKTAYIZ.

BUNUN İÇİNDE YENİ TÜRKİYE VE YENİ VİZYON KAVRAMININ TÜRKİYE EKONOMİSİNE  ÖNEMLİ BİR DİNAMİZM GETİRECEĞİNİ DE DÜŞÜNMEKTEYİZ.YENİ HÜKÜMETLERİN,                                                                                                                      YENİ TÜRKİYE VİZYONU İÇERSİNDE, YATIRIM ORTAMINI İYİLEŞTİRME VE İZLEMENİN HIZLANDIRILARAK TÜRK GİRİŞİMCİLERİNİN, GEREK YURT İÇİNDE GEREKSE YURTDIŞINDA CESARET VE YATIRIMLARININ ARTIRILMASI,KAMUDA TÜRKİYEYE HİÇ BİR FAYDASI OLMAYAN GEREKSİZ BÜROKRASİNİN AZALTILMASI İÇİN REFORM DÜZEYİNDE KARARLAR ALMASI  GEREKMEKTEDİR.TÜRKİYE’NİN DAHA ÇOK ÇALIŞMASI,                                                                                DAHA HIZLI EKONOMİK VE SİYASİ KARARLAR ALMASI, CİBUTİ BAŞBAKANININ DEDİĞİ GİBİ SESSİZ VE MAZLUM MİLLETLERİN SESİ OLMAYA’DA DEVAM ETMESİ GEREĞİNE  İNANMAKTAYIZ.TEMAS KURDUĞUMUZ DOST ÜLKELERİN, YÖNETİM VE HALKLARI DA BUNA İNANMAKTADIR.SAYIN CUMHURBAŞKANIMTAM BU NOKTADA ZATİALİLERİNİZ BİRİLERİNİN SÖYLEMLERİNİN TAM AKSİNE,BU MİLLETİN VE BİZLERİN, HATTA TÜM MAZLUM HALKLARIN VE ÜLKELERİN MUHATABISINIZ VE TÜRKİYE’NİN GELECEĞİ İÇİN HER KONUYLA İLGİLENMENİZ GEREĞİNE İNANMAKTAYIZ.HALK SİZE BU GÖREVİ SANDIK BAŞINDA VERMİŞTİR.BU İTİBARLA ZATİALİLERİNİZE KİM NE ELEŞTİRİ GETİRİRSE GETİRSİN,BAKANLAR KURULUNA ZAMAN ZAMAN BAŞKANLIK ETMENİZ,YÖNETİM SİSTEMLERİNDE YAPISAL DEĞİŞİKLİKLİKLERE GİDİLMESİ,YENİ TÜRKİYE VİZYONUNUN GERÇEKLEŞTİRİLMESİVE EN ÖNEMLİSİ KARDEŞLİK TOHUMLARININ YEŞERMESİ ADINA ÇÖZÜM SÜRECİNİN BAŞARIYA KAVUŞMASI ÇOK AMA ÇOK ELZEMDİR.

SAYIN CUMHURBAŞKANIM, KIYMETLİ MİSAFİRLER

TÜMSİAD VE ÜYELERİYÜCE PEYGAMBERİMİZ’E EN KÜÇÜK BİR OLUMSUZ İMÂ BİLE YAPILMASININ EN ŞİDDETLİ BİR ŞEKİLDE KARŞISINDADIR.

MISIR, SURİYE VE FİLİSTİN’DE YAŞANAN TRAJEDİK ZULUMLERİN,FRANSA’DA Kİ SALDIRI KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUN, AMA NEDENSE MODERN BATININ BUNLARI GÖRMEZLİKTEN GELDİĞİNİNDE DE FARKINDADIR.TÜMSİAD AMERİKA VE AVRUPA’DAKİ IRKÇILIK FAALİYETLERİNİN ARTMASINDAN DA,BATILI ÜLKELERİN ÇIKAR ÇATIŞMASI İÇİN RUSYA’YA EKONOMİK YAPTIRIMLAR UYGULAMASINA DA KARŞIDIR.

SAYIN CUMHUBAŞKANIM, KIYMETLİ MİSAFİRLERBİZLER İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİ OLARAK,TÜRKİYE’NİN ENERJİ MERKEZLİ BÜYÜMESİNİN GEREĞİNE, ¬TÜRKİYE’DE NÜKLEER SANTRALLERİN ARTMASINA,TÜRKİYE’NİN ENERJİ EKONOMİSİNİN BÜYÜMESİNE,IRAK PETROLÜ’NÜN TÜRKİYE’DEN DAĞITILMASINA,TANAP GİBİ ENERJİ PROJELERİNİN ÇOĞALTILMASINA,KOBİLERİN DESTEKLENMESİ VE GÜÇLENDİRİLMESİNE,FAİZSİZ BANKACILIK SİSTEMİNİN SÜRATLE HAYATA GEÇİRİLMESİNE, FAİZLERİN DÜŞÜRÜLMESİNE İNANDIĞI GİBİ,AYNI ZAMANDA DEVLET İÇERİSİNDEKİ HER TÜRLÜ GİZLİ YAPILANMALARIN  ÜLKEYE ZARAR VERECEĞİNE DE İNANMAKTADIR2015 SEÇİMLERİNDEN SONRAKİ HÜKÜMETİN, TÜRKİYE’YE YENİ VİZYON KATMAK ZORUNDA OLDUĞUNU DA DÜŞÜNMEKTEYİZ.

SAYIN CUMHURBAŞKANIM VE DEĞERLİ İŞADAMLARKONUŞMAMA BURADA SON VERİRKEN, 6 YILLIK GENEL BAŞKANLIK SÜRECİMDE DESTEKLERİYLE BAŞARILI ÇALIŞMALARA İMZA ATTIĞIMIZ BAŞTA ESKİ YÖNETİM KURULU ÜYELERİ OLMAK ÜZERE,KURULUŞUNDAN BU GÜNE KADAR EMEĞİ GEÇEN  TÜM ARKADAŞLARA TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYOR,BENDEN SONRA GÖREVİ DEVRALACAK ARKADAŞLARIMIN, BAYRAĞI ÇOK DAHA YÜKSEKLERE TAŞIYACAĞINI TEMENNİ EDİYORUM.BU DUYGU VE DÜŞÜNCELERLE SAYIN CUMHURBAŞKANIM BAŞTA ZAT-I ALİLERİNİZ OLMAK ÜZERE, TÜM BAKAN ARKADAŞLARIMIZA VE HEPİNİZE TEKRAR EN DERİN ŞÜKRANLARIMI SUNUYORSİZLERİ ALLAHA EMANET EDİYORUM.

TÜMSİAD YENİ GENEL BAŞKANI SAYIN YAŞAR DOĞAN`IN KONUŞMALARI

SAYIN CUMHURBAŞKANIM

HÜKÜMETİMİZ VE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİMİZİN DEĞERLİ ÜYELERİ,SAYIN VALİ VE BELEDİYE BAŞKANIMIZ,SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ KIYMETLİ TEMSİLCİLERİTÜMSİAD’IN YURT İÇİ VE YURT DIŞINDAN GELEN DEĞERLİ YÖNETİCİ VE ÜYELERİBASINIMIZIN GÜZİDE MENSUPLARIHANIMEFENDİLER, BEYEFENDİLERHEPİNİZİ EN İÇTEN DİLEKLERİMLE SELAMLIYOR, TÜMSİAD’IN 6.GENEL KURULUNA HAYIRLA GELDİNİZ HAYIRLAR GETİRDİNİZ.

SAYIN CUMHURBAŞKANIM

BU GÜN 6.GENEL KURULUMUZU SİZLERİN TEŞRİFLERİYLE GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.KONUŞMAMA BAŞLARKEN BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ OLAN KATILIMLARINIZDAN DOLAYI TÜMSİAD AİLESİ OLARAK BAŞTA ZATI ALİLERİNE VE DEĞERLİ HAZİRUNA ŞÜKRAN DUYGULARIMI ARZ ETMEK İSTİYORUM.

DEĞERLİ CUMHURBAŞKANIM

TÜMSİAD OLARAK ALDIĞIMIZ DUA İLE SAMİMİ, GAYRETLİ VE AYNI ZAMANDA KARARLI ADIMLARLA 2005 DE MÜTEVAZI BİR STK OLARAK YOLA ÇIKTIK. KÜÇÜK BİR AİLE OLARAK BAŞLAYAN BİRLİKTELİĞİMİZ 10.YILINDA AVRUPA VE DÜNYA DA GEREK ŞUBE SAYISI GEREKSE EKONOMİK ETKİSİ İTİBARİYLE CİDDİ BİR BÜYÜKLÜĞE ULAŞMIŞTIR. BİZİ BUGÜNLERE TAŞIYAN BÜTÜN GÖNÜL DOSTLARIMIZA KALBİ ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM.

KIYMETLİ CUMHURBAŞKANIM

HEPİMİZİN MALUMU OLDUĞU ÜZERE YAKIN VE UZAK COĞRAFYAMIZDA ORTAYA ÇIKAN SİYASİ KÜRESEL VE EKONOMİK KRİZLER İLE TÜRKİYE’YE YÖNELİK ALGI DEĞİŞTİRME OPERASYONLARINA RAĞMEN EKONOMİMİZ HAMDOLSUN OLUMLU GELİŞİMİNİ SÜRDÜRMEKTEDİR.2023 VİZYONUNDA DÜNYANIN 10 BÜYÜK EKONOMİSİNDEN BİRİ OLMAYI HEDEFLEYEN ÜLKEMİZİN BUGÜNKÜ DEĞERLERİN ÜZERİNDE EKONOMİK BÜYÜME RAKAMLARINA ULAŞMASI GEREKMEKTEDİR. BU DA İSTİKRAR İLE MÜMKÜNDÜR.

BURADA ÇOK ÖNEMLİ BİR HUSUSU BELİRTMEK İSTERİM. DEMOKRASİ VE MİLLİ İRADE İLE EKONOMİ ARASINDA HASSAS BİR İLİŞKİ VARDIR. İSTİKRARIN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMADIĞI BİR ORTAMDA EKONOMİNİN GÜÇLÜ OLMASI VE BÜYÜMESİ BEKLENEMEZ. BUNUN FARKINDA OLAN TÜMSİAD BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZE ZARAR VERECEK, ÜLKEMİZİ VE MİLLETİMİZİ DIŞARDA ZOR DURUMLARA DÜŞÜRECEK HER TÜRLÜ FAALİYETİN KESİNLİKLE KARŞISINDA OLUP MİLLİ İRADEDEN VE DEMOKRASİDEN YANA OLAN DURUŞUNU HER ZAMAN VE ZEMİNDE GÖSTERMEYE DEVAM EDECEKTİR.

SAYIN CUMHURBAŞKANIM

TÜMSİAD OLARAK BUGÜNE KADAR GERÇEKLEŞTİRDİĞİMİZ VE BİZİM MARKAMIZ HALİNE GELEN ULUSLARARASI SAĞLIK MEZUNLARI KURULTAYI, ULUSLARARASI TÜMEXPO FUARLARI VE KOBİ ŞURALARI, ULUSLARARASI İŞ FORUMLARI, , GENÇ İŞADAMLARI BULUŞMALARI, YURTDIŞI İŞ GEZİLERİ, YABANCI HEYETLERİN ÜLKEMİZDE AĞIRLANMASI VE YÖNLENDİRİLMESİ, GİBİ SPESİFİK ÇALIŞMALARIMIZ BU DÖNEMDE DE HIZ KESMEDEN DEVAM EDECEKTİR.

DEĞERLİ CUMHURBAŞKANIM

TÜMSİAD FAALİYETLERİNDE BİR BAŞARI VAR İSE BU BAŞARININ ALTINDA SİZLERİN GERÇEKLEŞTİRDİĞİ RADİKAL TEDBİRLER İLE EKONOMİDE TEKELLERİN KIRILMASI VE DEVAMINDA PARAMETRELERİN DEĞİŞMESİ YATMAKTADIR. BUNUN DA EN BÜYÜK LOKOMOTİFİ ÇOK İYİ BİLDİĞİNİZ ÜZERE GÜCÜNÜ TAMAMEN HAKTAN, BU TOPRAĞIN VEFAKÂR İNSANINDAN VE MEDENİYETİMİZDEN ALAN BİZİM GİBİ SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIDIR.

TÜMSİAD OLARAK SİZDEN İSTİRHAMIMIZ MUTAVAZI KAPASİTESİ İLE HER TÜRLÜ AYRIMCILIKTAN UZAK, BU VATANA, BAYRAĞINA VE DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKARAK ÜLKESİNE KATKI SUNMAYA GAYRET EDEN VE ŞU AN KÜÇÜK BİR NUMUNESİ BU SALONDA BULUNAN TÜMSİAD AİLESİNE BUGÜNE KADAR GÖSTERMİŞ OLDUĞUNUZ DESTEĞİNİZİN ARTARAK DEVAM ETMESİDİR. HİÇ KİMSEYE NASİP OLMAYAN GÜÇLÜ MEDENİYETİMİZLE BİZLER, ETKİLİ BİR İŞADAMLARI DERNEĞİ OLARAK İŞ DÜNYASININ YANISIRA AYNI ZAMANADA KÜRESEL VİCDANIN DA SESİ OLMAYA GAYRET ETMEKTEYİZ. ALLAH IN İZNİ VE SİZİN VERECEĞİNİZ DESTEK İLE  ADRİYATİKTEN ÇİN SEDDİNE DEĞİL BİZDEN GÜL KOKUSU BEKLEYEN YEDİ MİLYAR İNSANIN GÖNLÜNE GİRMEYE TALİBİZ.

SAYIN CUMHURBAŞKANIM

KONUŞMAMA SON VERİRKEN YURT İÇİ VE DIŞINDAN GELEN TÜM DEĞERLİ MİSAFİRLERİMİZE, KIYMETLİ ÇALIŞMA ARKADAŞLARIMA, TÜMSİAD AİLESİ VE DOSTLARINA ÖZELLİKLE KURUCU BAŞKANIMIZ SAYIN MEHMET YILDIRIM VE HIZINA YETİŞMEKTE ZORLANDIĞIMIZ TÜMSİAD IN VİZYONUNA KATKI SAĞLAYAN GENEL BAŞKANIMIZ DR.HASAN SERT BEYEFENDİYE TEŞEKKÜR EDER, GENEL KURULUMUZU TEŞRİFLERİYLE ONURLANDIRAN ZAT I AİLİLERİNE ARZ I HÜRMETLERİMİ SUNARIM.